Çağdaş Sözlük

mukarreb ~ مقرب

Yeni Türkçe Lugat - mukarreb ~ مقرب maddesi. Sayfa: 706 - Sira: 24

1927 yılı, Yeni Türkçe Lugat,mukarreb maddesi. osmanlıcada mukarreb ne demek, mukarreb anlamı manası, mukarreb osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte mukarreb hakkında bilgi. Arapça mukarreb ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada mukarreb anlamı

Yeni Türkçe Lugat, Mehmed Bahaeddin Toven Sözlüğü - 1927 yılı Türkçe sözlük, مقرب mukarreb ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

mukarreb ~ مقرب güncel sözlüklerde anlamı:

MUKARREB ::: (Kurb. dan) Yakınlaşmış. Yakınlaştırılmış. Yakın. * Büyük zât veya padişah gibi kimselere hizmette yaklaşmış olan.

mukarreb ::: (a. s. kurb'dan c. : mukarrebân, mukarrebîn) : takrîbedilmiş yaklaşmış, yakın. Melek-i mukarreb : Allah'a yakın, yaklaşmış olan melek.

mukarrib ::: (a. s. kurb'dan) : takrî-beden, yaklaştıran; yakınlaştıran.

mukarreb ::: yakın olan.

MUKARREB ::: 1. Cennette dereceleri en yüksek olan.

Îmânları ileride olanlar, Allahü teâlâya yaklaşmakta ileride olanlardır. Bunların hepsi mukarreblerdir. (Vâkıa sûresi: 10)

Üç çeşit fakir vardır.Birincisi, istemezler verince de almazlar. Bunlar İlliyyînde meleklerledir. İkincisi istemez, verilince alırlar. Bunlar Cennet'te mukarreblerledir. Üçüncüsü de ihtiyâcı olunca isterler. Bunlar sâdıklar olup, Eshâb-ı yemîn iledirler. (Bişr-i Hâfî)

2. Tasavvufta, nefslerinin sevgisinden kurtulmuş, kalbinde Allahü teâlâdan başka hiçbir şeyin sevgisi kalmayan, yalnız Allahü teâlâyı isteyen.

Ebrârın iyilik olarak yaptıkları, mukarrebler yanında günâh olur. (Hadîs-i şerîf-El-Hâmilü fil-Fülk)

Mukarrebler, Allahü teâlâ için olmayan her şeyden, yemekten, içmekten, yatmaktan, söylemekten sakınırlar. Bunlar, din için niyyet etmedikçe hareket etmezler. İbâdete kuvvet kazanmak niyyeti ile yerler. Her sözleri Allah içindir. (İmâm-ı Gazâlî)

mukarreb ::: yakın

mukarreb ::: ‬yakın

mukarreb ::: (a. s. kurb'dan c. : mukarrebân, mukarrebîn) takrîbedilmiş yaklaşmış, yakın. Melek-i mukarreb : Allah'a yakın, yaklaşmış olan melek.

mukarrib ::: (a. s. kurb'dan) takrî-beden, yaklaştıran; yakınlaştıran.

MUKARREB :::

(Kurb. dan) Yakınlaşmış. Yakınlaştırılmış. Yakın. * Büyük zât veya padişah gibi kimselere hizmette yaklaşmış olan