Çağdaş Sözlük

yed ~ يد

Yeni Türkçe Lugat - yed ~ يد maddesi. Sayfa: 799 - Sira: 9

1927 yılı, Yeni Türkçe Lugat,yed maddesi. osmanlıcada yed ne demek, yed anlamı manası, yed osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte yed hakkında bilgi. Arapça yed ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada yed anlamı

Yeni Türkçe Lugat, Mehmed Bahaeddin Toven Sözlüğü - 1927 yılı Türkçe sözlük, يد yed ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

yed ~ يد güncel sözlüklerde anlamı:

YED ::: El. * Mc: Kuvvet, kudret, güç. * Yardım. * Vasıta. * Mülk.

"); yed ::: (a. i. c. : eyâdî, eydî, yüdî) : 1) el. (bkz. : dest). 2) kuvvet, kudret, güc. 3) vardım. 4) vâsıta. 5) mülk.

yed be yed, yeden biyedin ::: elden ele, doğrudan doğruya, vasıtasız.

yed-i adil ::: huk. münâzaalı şeyin saklanması ve idaresi kendisine verilen kimse, fr. sequeslre, consignataire. (bkz. : yed-i emin, yed-i mürtekin).

yed-i beyzâ ::: (en beyaz el) : Hz. Musa'nın Fir'avune karşı; mucize olarak görünen parlak eli,

yed-i emîn ::: kanunen güvenilir kimse olarak seçilen kişi.

yed-i husûmet ::: huk. bir malı, mülkü olarak elinde bulunduran kimsenin yedi. [meselâ : bir kimse diğer kimsenin elinde bulunan bir malın kendisine âit olduğunu iddia eder ve müddeâaleyh de o malın kendi mülkü olduğunu dermeyân eylersa bu müddeâaleyhin yedi, yed-i husûmet olmuş olur]

yed-i mürtehin ::: huk. (bkz. : yed-i adil, yed-iemîn). '

yed-i niyabet ::: huk. başkasının malını ona niyâ-beten elinde bulunduran kimse, [meselâ : bir kimseye sahibi tarafından veda olarak bırakılan mal üzerinde o kimsenin yedi gibi]

yed-i tâir ::: kanad.

yed-i tasarruf ::: sahiplik, sâhibolma.

yed-î tûlâ ::: (en uzun el) : tam, çok geniş bilgi [bir sahada]

yed-i vâhid ::: inhisar usûlü, "tekel.

yed-ullah ::: Allah'ın kudreti.

yed-üd-dehr ::: zamanın uzaması.

yed-ür-rih ::: rüzgârın kuvveti.

yed-üt-tâir ::: kuşun kanadı.

yed ::: el.

YED ::: Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:

(Habîbim) de ki: Ey mülkün sâhibi (olan) Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden mülkü alırsın. Dilediğini azîz, dilediğini zelîl edersin (alçaltırsın). Hayır (ve şer) senin yed'indedir. Şüphesiz sen, her şeye kâdirsin (gücü yetensin). (Âl-i İmrân sûresi: 26)

yed ::: el , güç , kudret , yardım

yed ::: ‬el

yed ::: güç

Yed ::: El ;elinde bulundurma

Yed ::: El ;elinde bulundurma

yed :::

el ; elinde bulundurma

YED :::

El. * Mc: Kuvvet, kudret, güç. * Yardım. * Vasıta. * Mülk